Hayvan dünyasının bazı temsilcilerine bakıldığında , Tabiat Ana’nın yaratıcılığının hayal gücüyle şaşırmamak imkansız, bu hayvanların bir kısmı yalnızca yeryüzündeki bir yerde yaşıyor, bazıları tükenmenin eşiğinde ve onları sadece monitörümüzün ekranından görebiliyoruz. ksolotl

Kaçırmadan Okuyun

Aksolotl, kaplan semenderi grubuna ait Meksika köstebek semenderlerinin en tanınmışlarındandır. Bu türün larvaları metamorfoz geçiremezler, bu sebepten yetişkinleri suda yaşar ve solungaçları vardır. Bu türün habitatı asıl olarak Meksika Chalco Gölü ve Meksika’nın dağ gölleridir. 

Aksolotllar, vücutlarının çeşitli parçalarını ve uzuvlarını yeniden üretebilme yeteneğine sahip olduklarından, kolay üretilebildiklerinden ve embriyolarının büyük oluşundan dolayı bilimsel araştırmalarda yaygın olarak kullanılırlar. Birçok ülkede ev hayvanı olarak da yetiştirilmekteler.

Ay-ay Lemuru

Bir tür lemur olan Ay-ay, Daubentoniidae familyasının tek üyesidir. Madagaskar’da yaşayan oldukça nadir bir makimsi maymun türü.. Uzun parmaklıgiller familyasının tek yaşayan üyesidir. Familyanın, büyük ayay adında diğer bir türünün soyu tükenmiştir. Ay-ay gece ortaya çıkan en büyük primattır. 

Kuyruğunu saymazsak 30–37 cm boyunda, kuyruğu ile birlikte 44–53 cm boyunda ve 2,5 kg ağırlığındadır. Kürkü siyahtır. Kuyruğu, sincap kuyruğu gibi tüylüdür. İri, parlak kırmızı gözleri vardır. Uzun kesici dişleri kemirgen dişini anımsatır. Parmakları ince ve uzundur. Orta parmak diğer hepsiden 3 kat daha uzun olabilir.

Avlanma şekli çok ilginçtir. Önce böcekleri bulmak için parmağı ile ağaca vurarak kurtçukları arar. bulduğunda dişleri ile kabuğu çıkarır. Sonra açtığı deliğe orta parmağını sokarak böcekleri çıkarır. Çizgili keseli farenin de aynı şekilde avlandığı bilinmektedir.

Ayrıca yaldızlı bambu maymunu olarak da bilinir. Yalnız yaşayan noktürnal bir canlıdır. Çoğunlukla Madagaskar’ın yağmur ormanlarında ve nadiren de adanın batısındaki kuru ormanlarda yaşar.

Dev Tespih Böceği

İngilizceden çevrilmiştir Bathynomus giganteus, Isopoda takımından bir su kabukluları türüdür. Dev izopodların bir üyesidir ve karides ve yengeçlerle yakından ilgilidir. Atlantik ve Pasifik okyanuslarının soğuk, derin sularında bol olduğuna inanılıyor. 

Morfolojileri karasal akrabaları olan woodlouse’larına benzemektedir; bedenleri dorsoventral olarak sıkıştırılır, üst üste binen bölümlerden oluşan sert, kalkerli bir dış iskelet tarafından korunur. Bazı woodlice’ler gibi, yalnızca sert kabuğun maruz kaldığı bir “top” içine kıvrılma yeteneğine de sahiptirler. Bu, daha savunmasız altta vurmaya çalışan avcılardan korunmasını sağlar. İlk kabuk bölümü kafaya kaynaşmıştır; en arka segmentler çoğu kez kaynaşıktır, aynı zamanda kısaltılmış karın (pleon) üzerinde bir “kaudal kalkan” oluşturur.

HEMEN OKUYUN ! :  Burçların Şaşırtan Gizli Özellikleri - YENİ BURÇLAR !

Sayga

Sayga, boynuzlugiller familyasından Orta Asya’da yaygın görülen ve antiloplar arasında garip görünüşlü burnuyla dikkat çeken bir memeli türü. İyice şişirebildiği, sivri ucu olmayan iri burnuyla tanınır. Boynuzlar dişilerde bulunmaz. Dişiler yılda 2-6 yavru doğurur. 

 Sayganın burnu tamamen körelmiştir fakat nefes alıp verebilir.
İsmi Çağatayca sayğak’tan gelmektedir. Batı dillerine saiga olarak geçmiştir.

Aşırı avlanma sonucunda nesli tükenmekte olan hayvanlar listesinde sayga antilobu da yer almaktadır.

Yerdomuzu

Yer domuzu, anavatanı Afrika olan orta büyülükte, omurgalı bir memeli hayvan. İsmi Afrikancada yer domuzu anlamına gelen aardvark kelimesinin İngilizce aracılığıyla Türkçeye çevirilmesiyle olusturulmuştur.

Ancak yer domuzu biyolojik sınıflandırma olarak domuz ile yakın akraba değildir ve kendine has bir takıma konulmuştur.

Bir gece hayvanıdır ve neredeyse yalnızca karınca ve termit yiyerek beslenir. Bu yüzden Türkiye’de karıncayiyen adı ile de anılır. Yer domuzu tarafından yenilen tek meyve ise Yer domuzu hıyarı olarak bilinen meyvedir.

Sahra Çölü’nün güneyinde yaşarlar. Yani Afrika kökenli bir hayvandır. Çölde yaşamazlar. Çalılıklar ve savanaların besin bulunabilen bölgelerinde bulunurlar. Aynı zamanda ormanda da yaşarlar.

Karınca çekmeye yarayan uzun bir ağzı vardır. Dinozorlara benzeyen bir kuyruğa ve tüylü bir vücuda sahiptir. Genellikle ağırlıkları 40 ila 65 kilogram ve boyları da 1 ila 1.3 metre arasındadır ancak oldukça ağır ve uzun olan kuyruğu ile beraber 2,2 metreyi bulur.

Palmiye Yengeci

Hindistan cevizi yengeci, aynı zamanda soyguncu yengeç veya hurma hırsızı olarak da bilinen karasal bir keşiş yengeci türüdür. Dünyadaki en büyük kara da yaşayan eklem bacaklısıdır ve son zamanlarda dış iskeletli karasal hayvanlar için 4.1 kg ağırlığa sahip olması muhtemeldir.

Palmiye yengeci Birgus cinsinin tek türüdür ve Coenobita cinsinin karasal keşiş yengeçleriyle ilgilidir. Karada hayata bir dizi adaptasyon gösterir. Diğer keşiş yengeçleri gibi, genç hindistan cevizi yengeçleri de koruma için boş gastropod kabukları kullanır, ancak yetişkinler karınlarında sert bir dış iskelet geliştirir ve kabuk taşımayı durdurur. Palmiye yengeçleri, solunum için solungaçları yerine kullanılan bronşlara yani akciğerler olarak bilinen organlara sahiptir ve çocuk safhasından sonra uzun süre suya batırılırsa boğulacaktır. Potansiyel gıda kaynaklarını bulmak için kullandıkları akut bir koku alma duyusuna sahiptirler.

Çamur Zıpzıpı

Çamur Zıpzıpı Hint Okyanusu’nun Afrika sahillerinden batı Pasifik Okyanusu’ndaki Marianas ve Samoa’ya ve Güney Pasifik Okyanusu’ndaki Güney ve Avustralya’ya kadar olan sulara özgü bir tür hayvandır.

HEMEN OKUYUN ! :  Gözler Hakkında İlginç Bilgiler - ÇOK ŞAŞIRACAKSINIZ !

Çamur zıpzıpları deniz çekildiğinde bunu bir fırsat olarak görüp karaya çıkarak , orada bulunan bitki örtülerini yiyerek yaşamsal faaliyetlerini sürdürmeye devam edebilirler.

Karada derisi ve boğazindaki cok sayıda kılcal damarlari sayesinde oksijen ihtiyacini girermektedir.Yürüyüşünü arka yüzgecleri ile yaptigi icin saga sola yalpalayarak dengesini saglayabilir.Çogu zaman karada yakaladigi minik boceklerle karnını doyurur.

Yıldız Burunlu Köstebek

Yıldız burunlu köstebek olarak ta bilinen bu canlının yaşam alanı kuzey amerikadır.Genellikle doğu kanada ve kuzeydoğu birleşik devletlerinde görülmektedir.

Nemli ve fazla yüksek olmayan arazilerde yaşamını devam ettirir.
Besin kaynağı ise su böcekleri , solucanlar ve yumuşak hayvanlardır.
Diğer köstebekler gibi kazarak toprak altında kendi yuvasını oluşturur fakat bu köstebek türü kışın ve yazın çok rahat yaşamını zorlanmadan sürdürebilmektedir.

Tüyleri ise suyu iterek ona bir kalkan görevi görür.Ayrıca çok iyi birer yüzücü oldukları da bilinen bir gerçektir.

Dev Japon Semenderi

Dev Japon semenderi, dünyanın en büyük ikinci semenderidir. Rekor ise 1,8 m uzunluğunda olan Dev Çin semenderine aittir. Dev Japon semenderinin uzunluğu ise 1,5 m kadardır. Ancak bu bile onu diğer akrabalarına kıyasla devasa yapar.

Çünkü diğer semender türleri ortalama 5 – 15 cm uzunluğundadır. Büyük kafasının üzerindeki iki göz küçük olmasına karşın konum nedeniyle geniş görme açısı sağlar. Karada da dolaşabilse de bataklık, göl gibi sulu ortamalarda yaşamak için evrimleşmiştir.

Dev Japon semenderinin en çok sevdiği besinler balık, kerevit, küçük semenderler, solucanlar ve salyangozlardır. Avını yan taraflardaki dişleriyle ısırarak öldürür.

Üreme şansı için yarışan birçok erkek birey, yaraları nedeniyle ölür. Dişiler tek seferde 400 – 500 yumurta bırakırlar. Bu yumurtalar 12 – 15 hafta sonra çatlar ve yavrular doğar.

Sumatra Gergedanı

Sumatra gergedanı , soyu tükenmemiş beş gergedan türü arasından en küçüğüdür.

Sumatra gergedanının omuz yüksekliği 120 cm, ağırlığı 500 kg olur. Afrika’da yaşayan gergedanlar gibi 2 boynuzu vardır. Öndeki boynuzu 15 cm uzunluğundadır.

Sumatra gergedanı eskiden Sumatra adasının birçok yerinde yaşardı. Şimdi yayılım alanları Bukit Barisan Milli Parkı, Gunung Leuser Milli Parkı, Kerinci Seblat Milli Parkı ve Way Kambas Milli Parkı ile sınırlıdır.

Vizörlü Yarasa

Vizörlü yarasa, tropikal Güney Amerika’dan gelen bir yarasa türüdür. Kendi cinsindeki tek türdür. Vizörlü yarasaların kendine has özellikleri olmasına rağmen, beyaz omuzlu küçük yarasalar ve kırışık yüzlü yarasalar ile en yakın ilişki içinde oldukları düşünülmektedir.

HEMEN OKUYUN ! :  Dünya Hakkında İlginç Bilgiler - ÇOK ŞAŞIRACAKSINIZ !

Yuvarlak, kafaları, kısa, tüysüz, bir burun, geniş bir ağız ve şişkin altın-kahverengi gözlere sahiptirler. Kulaklar dar bir tragusla üçgen şeklindedir. Buda yarasa türlerinin ortak bir ayırt edici özelliğidir.

Yağmur ormanlarında 3,000 metre (9,800 ft) yüksekliğinde yaşamaktadırlar. Bir orman gibi canlısı gibi görünmesine rağmen, insan yapımı meralarda ve kentsel alanlarda da yaşam izlerine rastlanmıştır.

Çöl Tilkisi

Çöl tilkisi , Fennek tilkisi olarak da bilinir, köpekgiller familyasının en küçük mensubudur. Çöl yaşamına çok iyi uyum sağlamış, Kuzey Afrika’da ve Arap yarımadasında rastlanılabilen bir tilki türüdür.

40 cm’ye varan vücut uzunluğuna ters orantılı olarak 15 cm’ye varan kulakları çok uzundur. Bu özel durum kendisini çölde yaşamasını sağlar, çünkü vücut sıcaklığını kulakları vasıtası ile dengede tutar. Kuyruğu 25 cm uzunluğundadır, ağırlığı 1,5 kg’a kadar varır. Kürkü krem rengidir, karın kısmı ve yüzü beyazdır,uzun kulaklı çöl tilkisinin yağ depolaması ısı kaybına yarar.

Çölün öldürücü sıcaklığından dolayı, sadece gece aktif olan bir hayvandır. 5-10 hayvandan meydana gelen gruplar oluşturup, inşa ettikleri bir mağara sisteminde yaşarlar. Tehlikeyi sezdikleri durumlarda, kendilerini derhal kumun içine saklayabilirler.

Fare, kertenkele ve çekirgeler ile beslenirler. Nadir olarak kuş da avlayabilirler. Uzun kulaklı çöl tilkisinin yaşam alanında pek bitkisel gıda bulunmaz, ama hayvanat bahçelerinde tutulanları severek meyve de yerler. Su ihtiyacının çoğunluğunu yediği hayvanlardan giderdiği tahmin edilir. Ama bir su kaynağı bulursa su içebilir.

Gebelikleri yaklaşık 50 gün sürer, ve sonunda 2-4 yavru doğururlar. Yavrular doğduktan sonra erkek hayvan çok agresif olur ve ailesini her türlü tehlikeye karşı cesurca savunur. Yavrular bir sene ailenin koruması altında kalıp, sonra ayrılır.

Çoğu başka dilde kullanılan ve Arapça kökenli olan “Fenek”, Arapça’da aynı zamanda “Tavşan” anlamına da gelir. Bu ismin Araplar’daki ortak kullanımı iki türün de uzun kulaklara sahip olmasından kaynaklanır.

Beğendiniz mi ?

Tıklayarak puan verin !

Toplam puan / 5. Oy sayısı :